Hakkımda

Barış Aykul Kimdir?

Atatürk; ilerleme ve çağdaşlaşmadaki temel sorunun, ülkeyi üretici hale getirme ve ekonomik bakımdan kendi ayakları üzerinde durabilmesini sağlamak olduğunu görmüş ve bunun için çalışmalar yapmıştı. Şimdi yine aynı sorunla karşı karşıya olduğumuzu düşünen bir esnafım.

Almanya Sosyal Demokrat Partisi’nin 1989 programı şu sözlerle başlamaktadır:

“Biz kadın ve erkek sosyal demokratlar, barışçı bir dünya, yaşama yeteneğine sahip bir doğa ve sosyal açıdan adil bir toplum için mücadele ediyoruz. Biz, korunmaya değer olanı korumak, yaşamı tehdit eden tehlikeleri uzaklaştırmak ve ilerleme yolunda cesaret vermek istiyoruz.”

Günümüz Türkiye’sinde yapmamız gerekenin bu olduğuna inan bir sosyal demokratım. Her şeyi dışarıdan almaya başlayan ülkemi gördükçe üzülen, bunun düzelmesi için üzerine düşeni yapmaya hazır halktan biriyim.

Gelişmiş Avrupa ülkelerinde eğitim, sağlık, üretim ve kaynak dağılımı gibi konuların halkın önceliği olduğu bir siyaset, ülkemizde bir türlü uygulamaya konulamamıştır.

Eğitimin özelleşmemesi gerektiğini savunan öğretmen okulu mezunu bir öğrenci, babası, eşi ve kardeşi eğitimci olan bir ailenin üyesiyim. Sosyal devletin ilkelerini hayata geçirilebilmesinin güvencesi olmak için adayım.

Görüşüm.

Muhafazakar ve yoksul milyonlarca birey din ve inanç sömürüsü yapan siyasilere veya cemaatlere bağlı hale geliyorlar. Halkın bu tuzaklara düşmemesi için, inanç sömürüsü yapan zihniyetlerden halkı uzak tutmak için sosyal demokrasiyi sahiplenmemiz gerekiyor.

Yenilikçi, akılcı, ilkeli ve sorumlu yaklaşımımızla bölgemizde lider bir parti olmamız gerektiğini düşünüyorum. Programında siyasi demokrasiyi savunan, fakat ekonomik demokrasi içeriği olmayan bir parti liberal bir partidir.

Bir partiyi veya siyasi bir akımı sol olarak niteleyen şey de, sadece siyasi özgürlükleri savunmasından değil, ekonomik eşitliklerin gerçekleşmesine de önem vermesinden kaynaklanır. Ülkemizin içinde bulunduğu bu ekonomik eşitsizliği giderici çalışmaların hayata geçirilmesi gerektiğini savunuyorum.

Çünkü; siyasi demokrasiyi savunmanın yanı sıra ekonomik demokrasiye de önem veren bir parti, sınıflar ve insanlar arasındaki ekonomik eşitsizliği azaltma hedefleri ölçüsünde sosyal demokrat parti olma niteliğini kazanır. İnsanlık tarihinde her dönemin kendine göre özellikleri vardır. Ancak toplumların var olabilmesi ve varlıklarını devam ettirebilmeleri demokrasiyi geliştirmeleri ölçüsünde güçlenmiş, aksi yöndeki davranışlar toplumu geriye götürmüştür.

Günümüzde gelişmiş ülkelerde demokrasi insanların güvencesi iken, ülkemizde demokrasiyi savunanları suçlayıp, seçim meydanlarında halka bu inandırılmaya çalışılmaktadır. Bizim yapmamız gereken ise; Cumhuriyet’in değerlerini, demokrasiyi ve özgürlükleri benimsetmeye yönelik fikir projeleri dikkate almak ve halka bunu anlatabilmektir.

Özgürlük ve demokrasinin olmadığı bir ülkede kimse huzurlu ve mutlu olamaz. Ülkemizde Atatürkçü kimliği ile halkın sevgisini, güvenini kazanmak, bunun için halkın her kesimi ile iletişim halinde olup, örgütçü ruhumuzla bunu insanlara anlatıp inandırmamız gerektiğini düşünüyorum.

“Egemen kesim”ve“egemen kesim söylemleri ile ters düşmeme anlayışlarını reddeden” aksine, halkın söz ve kararlarda yetki sahibi olmasını sağlayan bir politikayı destekliyorum. Rant gruplarının otoriter, sınanamayan, hesap vermeyen yönetimlerin aksine, örgüt içi demokrasisi güçlendirilmiş, seçim dışında da katılım mekanizmalarını yaşama geçirilmesine inanan bir particiyim. STK’ların siyasi otoritenin yönlendirmesinden uzak, yaptıkları faliyetlerle ülke yönetimine katkı ve yön vermesi gerektğini düşünen bir STK destekçisiyim.

HEDEFLERİM

Buraya açıklama gelecek.

Siyasi Düşüncem

Almanya Sosyal Demokrat Partisi’nin 1989 programı şu sözlerle başlamaktadır:
“Biz kadın ve erkek sosyal demokratlar, barışçı bir dünya, yaşama yeteneğine sahip bir doğa
ve sosyal açıdan adil bir toplum için mücadele ediyoruz. Biz, korunmaya değer olanı korumak,
yaşamı tehdit eden tehlikeleri uzaklaştırmak ve ilerleme yolunda cesaret vermek istiyoruz.”
Günümüz Türkiye’sinde yapmamız gerekenin bu olduğuna inan bir sosyal demokratım.
Atatürk; temel sorunun, ülkeyi üretici hale getirme ve ekonomik bakımdan kendi ayakları üzerinde
durabilmesini sağlamak olduğunu görmüş ve bunun için çalışmalar yapmıştı. Şimdi yine aynı sorunla karşı
karşıya olduğumuzu düşünen bir esnafım.
Her şeyi dışarıdan almaya başlayan ülkemi gördükçe üzülen, bunun düzelmesi için üzerine düşeni
yapmaya hazır halktan biriyim.
Gelişmiş Avrupa ülkelerinde eğitim, sağlık, üretim ve kaynak dağılımı gibi konuların halkın önceliği
olduğu bir siyaset, ülkemizde bir türlü uygulamaya konulamamıştır. Eğitimin özelleşmemesi gerektiğini
savunan öğretmen okulu mezunu bir öğrenci, babası, eşi ve kardeşi eğitimci olan bir ailenin üyesiyim.
Sosyal devletin ilkelerini hayata geçirilebilmesinin güvencesi olmak için adayım.

Hedeflerim

Mustafa Kemel Atatürk 1. Mecliste Bakanlar Kurulunu tanıtırken ‘İlmi içtima noktasından bizim hükümetimizi ifade etmek lazım gelirse, ‘halk hükümetiyiz’ deriz.” Demiştir.

Bunu söylerken tüm ulusu kastetmiştir. Ulusun bütün kesimlerinin çıkarlarını kollamayı hedeflemiştir. Ben de Atatürk’ün izinde, tüm ulus için birleştirici, tek bir kitlenin sesi değil tüm demokrasi, adalet, eşitlik, özgürlük, ekonomik istikrar isteyen halkın sesi olmak istiyorum.

İşçilerin çalışma koşullarının düzeltilmesi, işçilerin ve diğer düşük gelirli yurttaşların gelirlerinin arttırılması, ülke çapında gelir dağılımındaki uçurumun daraltılması, en büyük zenginlerden alınan vergilerin yükseltilmesi, aşırı lüks yaşamın ve aşırı mülk edinmenin sınırlandırılması, geri kalmış bölgelerin kalkındırılması vb., ekonomik demokrasiyi geliştirme ollarından bazılarıdır.

Bu konudaki projelerimi hayata geçirmek istiyorum. Meslektaşlarımın yetiştirilmesi için gençliğin mesleğe karşı rağbetini arttıracak etkinlik ve tanıtımlar yaparak dışa bağımlılıktan kurtulmayı hedefliyorum. Ülkemizde yetişen genç beyinlerin yurt dışına göçünü gerektiren koşulları ortadan kaldırmayı; onlarıülkemize kazandırarak bilimde ilerlemenin yolunu açmak istiyorum.

Temsili demokrasi alanının daraltılması ve biçimsel uygulamalar yerine, birlikte düşünme, birlikte üretme ve birlikte yönetme mekanizmalarını güçlendirici çabalara yönelen, Dünyayı, ülkeyi ve yaşamı tanıyan, anlayan ve ona göre politikalar üreterek yaşama geçiren, bir çalışma anlayışı içerisinde olmayı hedefliyorum

  • Tüm Projeler
  • Kategori1
  • Kategori2
  • Kategori3
  • Kategori4

Proje1

Kategori1

Proje2

Kategori2

Proje3

Kategori3

Proje4

Kategori4

Proje5

Kategori1

Proje6

Kategori2

Proje7

Kategori3

Proje8

Kategori4

İlham Verenler...

24 Haziran Seçimleri

insert image

Blog Yazılarım

insert image

Bana Ulaşın

insert image

Adres

Telefon

Mail